15 Aralık 2014 Pazartesi

Yanlış Bilinen Doğru: Ego





Herkes kötülüyor, herkes yerin dibine sokuyor, kimse sevmiyor, sevmediği gibi içten içe sahip olmak istiyor... Benimse bir sürü yılanın olduğu denizde sarıldığım en doğru şey olarak hayatımda yer ediyor. Kim mi o yanlış bilinen doğru? Tanıştırayım, Ego...

Ego nedir? Yenir mi, içilir mi, satılır mı, alınır mı, nerede bulunur diye sorabilirsiniz... Kelime TDK'ya göre, "Ben, benlik" demektir; Freud'a göreyse "Şahlanmış bir at üzerindeki şövalyedir." ve "Üst benlik ile ilkel benliğin hakemliğini üstlenir." Bana göreyse insanı insan yapan, onu mutlu eden ve tatmin eden bütündür; insanın kendisidir.

Genelde insanlar, egonun rezil bir şey olduğunu, insanın Yunus Emre ile Dalai Lama arasında bir yaşam sürmesi gerektiğini; çünkü insanın asla doymayacağını ve egosuna yenileceğini düşünürler. Hatta semavi dinlerin neredeyse tamamı nefsin hakimiyetini öğretir ki azla yetinmeyi bilen ve arzularına yenilmeyen insanlar olarak öldüğümüzde "huzur" bulalım isterler. Çünkü Dünya geçicidir, uçucudur, yalandır, dolandır. Burası bir sınav yeridir, biz de Adem ve Havva'dan sonra "bütünlemeye" kalmış öğrencilerizdir; geçersek Cennet'e geçemezsek Cehennem'e gideceğimiz de aşikardır.

Nefis zarardır diyen "inanç" kendi ile çelişmektedir. Çünkü bedenin ruhumuzun geçici ikametgahı olduğunu söyler bu yüzden de kendisine iyi bakmamızı öğütler ama bir yandan da onu yani nefsi bastırmamızı öğütler. TDK da "inançtan" farklı değildir; ona göre nefis "Öz varlık, kişilik." demektir. Ama "Nefsine Uymak" birleşik fiili, "Günah işlemek." anlamındadır. Bedensel istekler bu sayede günahtır ve pistir.


Ama Ego, nefis ile doğrudan ilintidir. Çünkü ikisi de kişilikle ilgilidir, insanla bağdaşıktır. Eğer insan nefsini fazlasıyla bastırırsa mutlu olmak yerine aç olur. Ve aynı insan mistizm, içgüdü, hissiyat gibi olgularla hareket eder sadece onlara bel bağlarsa da mutlu olduğunu sanan ama mutluluk nedir hiç bilmeyen gözleri bağlı bir canlı olur, tam olarak insan olmaz.

Pekala insan nasıl mutlu olur? Bazı insanlar "yardımlaşma"nın onları mutlu ettiğini söyler. Bu aslen doğrudur, çünkü kişi, inanışına göre "iyi insan" olur, bu onu mutlu eder. Aslında bunun alt metni kendini tatmindir, hepsi bu. Bence mutlu olmaksa insanın önce kendini düşünmesi ile başlar, hatta sadece düşünmeye başlamasıyla başlar. Şu düstur kesinlikle önemlidir:

"Mutlu değilsem, mutlu edemem."

Ve ego işte bu kadar basittir.

Şimdi bana şu argümanlarla gelenler olacaktır, kadın görünce aklına tecavüz gelen, hatta nefes alsın yeterciler nedir? Onlar tatmin etmemekte midir ego ve nefislerini? Ya da nefsine hakim olamayıp kebap, tatlı, çikolata yiyen ve bu sayede obur olan kişi nedir? Onun da tatmin ettiği nefsi değil midir? Öfkesine, kibrine, cinsel açlığına yenik insan nedir? Onun da yaptığı nefsi doyurmak değil midir? Özetle "Yedi Ölümcül Günah" diye nitelendirilen günahlara yenik kişi bedenini değil de neyini beslemektedir?

Öncelikle gayet doğaldır elbet bu soruları sormak. Hatta soru sormak zihni açtığından tek başına doğru bir eylemdir.  Ama demagoji yapmak tehlikelidir. Zira bu sorular tamamen o amaçla sorulabilir.

Bütün bu soruların çıktığı tek bir cevap vardır: Bastırılmış açlık...

"Yasaklar tatlıdır." zihniyetini hatırlayın; yasak delmek insana adrenalinle karışık bir keyif verir. Çünkü sisteme karşı gelmiştir insan, açlığını gidermiştir. Bastırılmış açlıkla kastım ise şudur, bir şeyi ne kadar baskılarsanız o kadar merak ve istek uyandırırsınız. İnsan "terbiye edilebilir" bir "hayvan" değildir; insan aklı ve realitesi ile hareket etmesi gereken bir varlıktır, bastırılmış güdüleri ile değil.

Bir de çok yaygın bir kavram karışıklığı vardır ki kendimce açıklık getirmek isterim. Egosu olan insan için -ki egosuz insan olmaz- "kendini beğenmiş ve kibirli" de denmektedir. Evet, egosu "yerli yerinde" olan biri kendini beğenebilir (narsisçe değil) bu gayet doğaldır. Kibirlilik ise egonun kötü huylu kardeşidir. Kibirli insan kendini beğenmekle kalmaz, karşındakine saygı duymaz, birey yerine koymaz ve ezmek ister. Hitler, Stalin, Mao Zedong gibi adamlar kibirlidir; çünkü dikta ederler, insan ezerler ve kendi çıkarları için insanın en temel hakkını ellerinden alırlar: Onları öldürürler.

Özetle, ego, yanlış bilinen, hor görülen bir "doğrudur." Onu korumaksa bizim elimizdedir.

Saygılar efendim...*




*Dip Not: Bu yazıyı kaleme almamdaki amaç insanların farkına varmasını sağlamak ve biraz kendilerine dönmelerini, saygı duymalarını sağlamaktı. Ve bana bu yazıyı yazdıran en "güzel" sebep kitaplarını okurken kendimi bulduğum Ayn Rand'dır. Kendisine teşekkür ediyorum.


9 yorum:

  1. walla icimi actin

    YanıtlaSil
  2. grcekten anlaamadm ben smdi

    YanıtlaSil
  3. Kendimce, bu yazı stilini insanları siteden kaçırmak için kullandığına dair kesinkes olarak kanıya varmış bulunmaktayım.
    Derhal değiştirmelisin, eğer tek derdin gönül eğlendirmek ise; hata etmiş olacaksın.
    Elde etmeye çalıştığın tek şey farklılık ise, ölebiliriz...

    Bu yazıda kimse burada durmaz.
    Okuyabilmek için kıçını yırtıp yırtıp yenisini arkasına monte etmez.

    Öte yandan, nitelik ve duruş ayırt etmeksizin saçma sapan her insan evladına, sitedeki her s** kadar çocuğa "siz" deme erdemini ve üstünlüğünü gösterebilen, bazı şeyleri aşmış yüksek biri için, egoyu savunması sahip olduğu bazı niteliklerine tezat bir davranış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke Anonim olmasaydınız da muhattap olduğum kişiyi bilebilseydim... Böyle boşluğa konuşuyor gibi hissediyorum...
      Dahası evet yine bir değişikliğe gideceğim blogumda benim de hoşuma gitmemeye başladı; daha minimal olacak sayfam...

      Sil
  4. Belki daha sonra konuşuruz Non.

    Bugün günlüğünde beni de yer edin, başkasız cümlelerin, hep aynı tekdüzeliğin sıkıcı olmalı.

    YanıtlaSil
  5. Edebiyatım çok zayıf olmalı anlamadım yazınızı :(

    YanıtlaSil