15 Aralık 2014 Pazartesi

Yanlış Bilinen Doğru: Ego





Herkes kötülüyor, herkes yerin dibine sokuyor, kimse sevmiyor, sevmediği gibi içten içe sahip olmak istiyor... Benimse bir sürü yılanın olduğu denizde sarıldığım en doğru şey olarak hayatımda yer ediyor. Kim mi o yanlış bilinen doğru? Tanıştırayım, Ego...

28 Mart 2014 Cuma

Kusmak

Burama kadar (Yazar burada alnının bittiği yerden bir parmak aşağısını göstermektedir.) doldum.  Yapmam gereken bir sürü şey var. Ama bu düşük motivasyonla yapamamayı bile düşünemiyorum…

12 Mart 2014 Çarşamba

5 Mart 2014 Çarşamba

Bir Olumlanma Hikayesi


“Elimi omzuna koyduğumda tüm bu yaşananları unutacaksın.” dedi. “Ama derin bir nefes almalısın, işte böyle.” Sesi çok rahatlatıcıydı. Sakinleştirici, adı konmamış bir uyuşturucu gibiydi ve biraz da şeker kokuyordu nefesi. Pamuk şeker. Öyle ki elini omzuma koysa kim bilir neler olurdu.

7 Ocak 2014 Salı

Doğmak Büyümek ve Yukarıdaki Havalar



İnsan bu minvalde ne yazacağını ve diyeceğini bilmiyor… Burnuma çiçek kokusu geliyor bir yerlerden… Neden bilmiyorum… Bu ara ara gelen güzel koku sayesindedir belki de yazabiliyor olmam… Bunca havasızlık içinde nereden geldiği belli olmayan, Cennet’i çağrıştıran ve Bahar’a göz kırpan çiçek kokusu sayesindedir belki de her şey…
İnsan doğunca bunu bas bas bağırma gereği duyması ilgi çekmek istemesinden mi yoksa uzaklaştırdığı ilgiyi daha da uzaklaştırmak için mi? Bak yine geldi o çiçek kokusu… Kesin Cennet’e gidiyorum…
Ben her yıl bugün çok anlamlılığım yüzünden mi azalmaktaydım? Ve her yıl aynı dilekleri değiştirilmiş versiyonları ile dilerken mi çoğalmaktayım…