22 Nisan 2013 Pazartesi

Hayatta İyi Şeyler de Olur



Hep duyarız ya ‘Sanat toplum için mi yoksa sanat sanat için midir’ hatta üstüne ‘Bir yazar yaşadığı deneyimleri yazarsa daha inandırıcı olur’ söylemiyle harmanlanmış bir sürü tartışma… Halbuki, Balzac hiç baba olmamıştır da Goriot Baba gibi bir esere imza atmıştır… Murathan Mungan kadın değildir ama Yüksek Topuklar’da bir kadının ağzından mükemmel analizler yapar… Kemal Sunal Dünya’nın en ciddi insanıydı ama hepimiz neredeyse her filmini bin defa da izlesek gülüyoruz…  Şimdi yaşanmışlıkla ilgili şeyler yazsam öyle keyifsizim ki bu aralar yazsam okuyanın da keyfi kaçar… En iyisi ben iyi haberlerden bahsedeyim…


Placebo
Blogumda sadeliğe gittim bu aralar… Ankettir, linktir vs. sildim gittiler… Belki bir gün bomboş bir sayfa bırakırım ‘içeriği’ dolu…

Birçok tanıtım, keşif yazısı yazmam lazım bir türlü başlayamıyorum ama bunu görünce bahsetmeden geçemedim… Vodefone İstanbul Calling’in ‘çağırmasıyla’ diyelim Garanti Bankası ve Vodafone’un resmi sponsorluğunda Maslak Park Orman’da 16 Ağustos 2013 Cuma günü en sevdiklerimden biri olan, neredeyse her şarkısını bildiğim; 15 yıllık kariyerlerine 6 Grammy ödülü, 6 stüdyo albümü, 11 milyon albüm satışı, toplam 143 şov sığdırmış ve 2,5 milyon insana ulaşmayı başarmış İngiliz grup Placebo konser verecek… Bilen bilir 6 yıl kadar önce Türkiye’ye gelmişlerdi ve canlı performansları tabii ki şahaneydi… Bilet fiyatları da öyle Justin Bieber’ınkiler gibi uçmuyorsa da biraz tuzlu gibi… Ama olsun bu fırsat ayağıma gelmişken gitmezsem kendime kızarım… Ki değme hatuna taş çıkaracak Brian Molko’yu görmek, canlı canlı duymak süper heyecan verici… Bu yüzden şu halim ahvalim bir netleşsin ilk iş bilet alacağım sonra bekle beni Park Orman!

Dahası da var… Liebster Award, Yazarkafe, Bumerang, Kızlar Soruyor, Bir Milyon Kalem, Milliyet vs. derken BloglifeTR adındaki online kültür-sanat dergisinden ‘bize de yazar mısınız’ teklifi aldım birkaç gün önce… Anlatamam nasıl şımardığımı… Bir de gurur duydum… Çünkü böyle şeyler benim ittirmemle değil de ‘keşif’ ile olunca inanılmaz hoşuma gidiyor… Derginin Mayıs ayı sayısında bir yazım yayınlanacak… Hangisi olduğunu söylemeyeyim… Şimdiden böyle neyin reklamı bu demeyin benimki çocuksu bir sevinci paylaşma ihtiyacı, hepsi bu…

Ve bir gün ‘basılı medya’da da olursam ya da röportaj filan… Ne yaparım bilmiyorum… Çünkü yıllarca yazarken birilerine anlatmak için yapmadım bu işi… Kendimi dinledim… İçimi akıttım… Aklıma da gelmedi bunları başkalarıyla da paylaşmak…

Ve sonuç bu haldeyim…
Bahar da geliyor ya içim seviniyor biraz kırgınken… Ki 'Hayatta İyi Şeyler de Olur...'

Kaçar bu Kaşıklı…

Yeni keşiflerde buluşmak üzere…
Saygılar efendim…

5 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim de keşke kimliğinizi de açıklasaydınız...

      Sil
  2. placebo konserine gitmek gerek tabi

    YanıtlaSil
  3. sanat toplum icindir:p

    YanıtlaSil
  4. su aralar hic guzel seyler olmuyo ama

    YanıtlaSil