29 Kasım 2012 Perşembe

Serbest Gerileme


İmleç yanıp söner… Beynimi sanki boşaltmışlar gibi hiçbir şey yazamayıveririm… Ve hatta bazı insanlara canım sıkılır, söylemem…
Dışarıdan çığlık gibi martı sesleri geliyor… Ve de teneffüse çıkmış çocukların hebele hübele diyen sesleri… İkisi birbirine karışıyor ve benim yine canım sıkılıyor…

Düşünüyorum… Yarar gibi görünen bir şeyin ne kadar zarar vereceğini… Subliminal mesaj, alt metin dediğimiz şeylerin kanun olabileceğini…

2013-2014 Eğitim-Öğretim yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm okullarda belirli koşullarda öğrencilerin kılık kıyafetlerinin serbest olmasına ilişkin yönetmelik 27 Kasım 2012 Salı günü yayımlandı… Yönetmeliğe göre, öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamayacak…

“Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’nin 27.11.2012 tarihli sayısında yayımlandı… Belli sınırlamalar hariç okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde kılık ve kıyafetin serbest bırakıldığı ifade edilen yönetmelikte, öğrencilerin okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamayacağı belirtildi…

Her şey ne şirin görünüyor okuyunca değil mi? Büyükler öğrencilere “serbestlik” tanımış, özgürlük vermiş…

Ama “kazın ayağı” hiç de öyle değil…

Çocuklar acımasızdır… Düzdür… Dolaylama yapıp ima etmez… Ona göre “kötü” iseniz kötüsünüzdür… Fakirseniz fakir… Hiç fark etmez…

İki öğrenci düşünün… Yaşları da örneğin 15 olsun… Birinin ebeveyni asgari ücretle zar zor geçinsin… Diğeri ise daha varlıklı bir aileden gelsin… Kıyafetler de serbest olsun… Asgari ücretle geçinen kişinin çocuğu “pazardan” aldıklarıyla giyinse, ayakkabıları eski olsa, pantolonu yıpranmış… Diğeri AVM mağazasından aldığı marka kıyafeti giyse, ayakkabıları gıcırdasa, paçalarından kalite aksa… Şimdi iyi giyinen diğerini ezer mi ezmez mi, vicdanınıza bırakıyorum…

Yaşanacak sosyo-ekonomik travmaları geçtim bu durum 4+4+4 ile getirilen “İmam Hatipleri Yaşatalım” fikrine harika bir sos yapmaktadır… Çünkü “Türban” serbest olacaktır artık… "Serbest Gerileme" yaşanacak ve ilerleyen bölümlerde daha da fazlası…

Lisedeyken mesela ergenliğin verdiği bir “Tüm yasaklara baş kaldırmalıyım” fikri bakiydi hepimizde… Etek kıvırmalar, kravat çözmeler… Farklı kazak giymek… Hatta makyaj… Dahası okula saç maşası getirip sınıfta saçını yapan gördüm, aynı sınıftaydık… Süslenmenin sınırı yoktu… Daha basiti beden derslerinde getirdiğimiz eşofmanlar bile sınıf farkını anlatıyordu… Ki okuduğum lisede yatılı olanlar vardı… Popüler süslü tiplerin onlara bakışını da bilirim gayet iyi…

Bir de Yönetmelik’e göre: “Öğrenciler, öğrenim gördükleri okulun arması ve rozeti dışında nişan, arma, sembol, rozet ve benzeri takıları takamaz. İnsan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve mevsim şartlarına uygun olmayan kıyafetler giyemez, yırtık veya delikli kıyafetler ile şeffaf kıyafetler giyemez. Vücut hatlarını belli eden şort, tayt gibi kıyafetler ile diz üstü etek, derin yırtmaçlı etek, kısa pantolon, kolsuz tişört ve kolsuz gömlek giyemez. Siyasî sembol içeren simge, şekil ve yazıların yer aldığı fular, bere, şapka, çanta ve benzeri materyalleri kullanamaz ve giysileri giyemez. Okul içinde baş açık, saçlar temiz ve boyasız olarak bulunur, makyaj yapamaz, bıyık ve sakal bırakamaz.” Şeklinde bir sınırlama var… Allah aşkına okul formasıyla sınır tanımayan öğrenciler görünce bu kurallara uyulacağını sanıyor musunuz?

Ben de öyle…

Saygılar efendim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder