9 Temmuz 2012 Pazartesi

Alcatraz'a Giriş Sınavı


Bir işe yarayacağını sanmıyorum ama yazacağıma dair kendime söz verdim… Birinin bu süreci oturup anlatması lazımdı ve o ‘biri’ bendim…

Bir kere her şeyin yasak olduğu ve sizi bildiğiniz ‘özgür’ bırakmak yerine hapse gidiyormuşsunuz hissi uyandıran bir sisteme geçmiş ben görmeyeli ÖSYM…


Telefon… Yok…
Saat… Yok…
Yüzük… Yok…
Toka… Yok…
Metal para… Yok…
Müzik çalar… Yok…
Anahtar… Yok…
Kalem… Yok…
Silgi… Yok…
Çanta… Yok…
Kolye… Yok…
Kemer… Yok…
Küpe… Yok…

Bir sınava girecek ve girmeyecek neredeyse her şey yok…

Mezun olduğum ilkokulda girdim sınava… Eski adı 12 Eylül İlkokulu idi… Kocaman arka ve ön bir bahçesi, yemyeşil ağaçları, kareli merdivenleri, geniş bir tören bahçesi vardı… Şimdiki adı İsmail Tarman İlköğretim Okulu olmuş… Üstüne, zengin, kaymaklı, kırmızı cadı tırnaklı, dört mevsim solaryumlu ve kızının adı Melisa oğlunun adı Orantay olan insanların beğenisine sunulacağı için olsa gerek ‘kolej’ havası kazanıp beton yığınına dönmüş… O ağaçları nasıl kesmişler, nasıl böyle iğrenç bir ticarethane olmuş benim çocukluğum bilmiyorum…

Kapıda kontrol var… Ben gayet rahatım… Çünkü saydığım hiçbir şeyi almadım… Sadece otobüs için İstanbul Kart, kredi kartım, kimliğim ve kağıt param vardı… Hatta taksi bana bozukluk vermesin diye üstü kalsın dedim… O kadar sıkı ‘tedbir’ almıştım…

Hatun soruyor: “Üzerinizde ne var, bir şey getirdiniz mi?”

Cevap veriyorum: “Hayır… Sadece İstanbul kart, kredi kartım, para, ve kimliğim var”

Şöyle bir yokluyor… Giriyorum…

Sınıfa gidiyorum… Herkeste bir telaş… Sıkıntı… Bense bir tuhafım… Ne rahat ne gergin… Hapishaneye gelmişim de sanki alışkın gibiyim… Tuhaf…

Sınıfı buluyorum… Sıralara normalde sayılar vardır… 3-5-19 filan… Kim nereye oturacaksa bilir… Ne bir sayı, ne bir ibare… Kapıda bir tablo var, matematiğiniz kuvvetli ise hesaplıyorsunuz yerinizi…

Bir kız geliyor… Her şeyimi aradılar tokamı aldılar diyor… Sınıfta iki de kapalı bayan var… Yorum yapamıyorum…

Kapının yanında en öndeyim… Tam karşımda emaneten duran ‘Atatürk Köşesi’ var… Bilgisayar çıktısıyla yazılmış eğreti bilgilerle dolu… Ve kafamı sağa döndürünce yüzümde bir şaşkınlık beliriyor… Kocaman bir köşede Hz. Muhammed’in Hayatı var… Geniş geniş… Tam yanında yine büyük bir köşe var… Kıyamet Günü Alametleri diyor… Yanında bir köşe daha… İslam’ın Şartları… Arkada Mevsimler Tablosu veya Tarih Çizelgesi bekliyorum… Hayır… Yine dini içerikli bir şeyler var… Allah’ım bir bakar mısınız rica etsem?

Bir sınıfta bu kadar çok din temalı şey görmek beni bayağı kasıyor… Kusura bakmasın kimse… Kendimi camide sanıyorum…

Görevli geliyor… Sayıyor filan… Yanlış yerde oturuyormuşuz… Cam kenarındaki yerime geçiyorum… Sonra o da yanlış diyorlar… En önde buluyorum kendimi… Görevlilerle göz göze… Daha nasıl oturacağımız belli değilken ‘sıkı güvenlik önemleri’ ironik geliyor…

Evraklarımı çıkarıyorum… Kimlik, giriş belgesi… Sonra şu meşhur kutuyu dağıtıyorlar… İçinde 3 adet şeker, 2 adet kalem, 1 paket peçete, 1 adet silgi ve 1 adet kalemtıraş var… Şekerler okunmamış yalnız üzüldüm… Mabet gibi yerdeyim halbuki!

Cevap anahtarı veriliyor… Kodluyoruz… Bu arada Görevli azarlıyor bir kaçımızı… Sesi yükseliyor… Umursamamak istiyorum…

Soru kitapçığı veriliyor… Kodluyoruz üzerindeki sayıyı… Renkli bir kitapçık… İyi para vermişler… Henüz paketi açamıyoruz… Kızın biri açmış oluyor… Azarın kralını yiyor… Tribe giriyoruz…

Kitapçık açılıyor… Sayfalara bakıyoruz… Her şey tamam gibi…

Ve sınav başlıyor…

Sorular çok çalışmadığımdan olsa gerek kazık geliyor bana ki tek bir bölüm değil bütün sınav… Kazıklığı genele yaymışlar… Girdiğim en zor KPSS idi… (2 kere daha girmiştim, evet ÖSYM’nin bana ‘salak’ demesine aldırış etmiyorum) Bazı soruları okurken güldüm… Paragraf soruları baydı… Emin olmadığım şeyleri işaretlemedim… Matematik zaten yok… 4 soru yaptım… Vatandaşlık da kazıktı… Eminim Meclis’te uyuyanlar da bilmez cevapları… Coğrafya nokta atışı yapıyordu… Şirindi…

Sınav bitti… Hırkamı unuttum sınıfta… Dönüp almaya gittim… Kapılar kilitliydi… Anlamadım… Dönerken yolda ağlayan bir iki kişi gördüm… Üzüldüm… Kafam buharlaşmış bir halde taksiye bindim ve eve döndüm...

Özetle, geçer miyim bilmiyorum… Zaten sorular çalındı diye bir söylenti çıktı millet yine mağdur olur büyük olasılıkla…

Sonra mı?
Bu kadar…
Saygılar efendim…

4 yorum:

  1. yilmaz ozdilde yazmis kapesese diye yalanda degil yazdiklari seninkilerde degil.

    YanıtlaSil
  2. Geçmiş olsun, sınavdan dolayı sana..Geçmiş olsun, gördüklerinden dolayı bize..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun bakalım, nereye kadar olacaksa...

      Sil
  3. çalismayinca insan beyin bedava

    YanıtlaSil