2 Haziran 2011 Perşembe

"Seçtir Git!"

Düşündükçe içim sıkılıyor. Bir sürü tantana, hengame, bağırış, çağırış, dandırış fikir, küfür, kaset, skandal, dosya derken asıl amaçtan saptık. Biri bizi durdursun!

12 Haziran 2011 Pazar günü ya daha bilinçli olacağız ya da Aziz Nesin’in Türkiye’sine döneceğiz. X Partisi YZ Partisinden çok oy aldığında “Nooldu ha bilmem kim abi bilmem kim mi oldu” diye nanik yaparken Balkon Konuşmasında, biz koyun olup ses anlayıp sürünün elemanı olmaya devam edeceğiz gibi duruyor.
Demin soracaktım yazdığım sitelerin birinde 13 Haziran 2011’e hazırlıklı olmak için “Burka almak istiyorum nereden bulabilirim?” diye cevap patlaması yaşarım diye sustum zaten Tilkilerim de karanlığa karşı onları da üzmeyeyim dedim.
Seçimler bir bitse bir dinse şu tuhaf rüzgar içim rahatlayacak, Umuda Mektup 6 çıkacak, Kızları Tavlamanın 5 Yolu yazılacak, Erkeklerin Aldatma Nedenleri kalemime gelecek, kafamdaki darbe karşıtı, laik, demokrat insan azıcık dinlenecek de olmuyor ki. Fazla mesai yapacağından, daha çok konuşacağından ve konuştukça susturulacağından korkuyorum. Şeytan avukatlık teklif ediyor, kabul edemem diyemiyorum. Dahası Made in Mekke görünüp yabancı hayranı olacağıma, yabancı hayranı görünüp Made in Turkey olurum daha iyi. Ve bu yol da Şeytan’a avukatlıktan geçiyorsa ben varım. Zaten dinsiz ilan edildik çoktan Satanist Agnostik Allah ne verdi ise oluruz artık.
En kötü, en günah senaryoyu düşünelim. 13 Haziranda X Partisinin tek başına iktidar olduğu bir Türkiye olsa acaba ne olur diyorum. Durmak yok kanıksamaya devam diyerek yasakların faydasına mı odaklanırız yoksa ruhumuzu Şeytan’a satıp bertaraf mı oluruz, işte bunu bilemiyorum ve inanın korkuyorum.
Bir de en anlamadığım şey “Kararsız Kafası” herhalde. Onlara ne -affedin- “dönek” diyebiliyorum ne de “satıcı” vs. Bir insan nasıl görüşsüz olur da böyle kararsız seçmen haline bürünür. Son dakika golü daha mı heyecanlı oluyor acaba? Bir de yine kendi görüşü olmayıp baskı ile ya da babasının/kocasının/erkinin vs. partisine oy verenler var ki onu hiç saymıyorum ve cidden anlamıyorum ki bu kararsızlardan daha tehlikeli. Son olarak partiye değil de kişiye oy verenlere hakikaten diyeceğim de yorumum da yok.
Şunu unutmamak lazım, bu oy kullanma işi basit ve eften püften bir şey değil, geleceğimizi ilgilendiren bir olay. Geleceğinizi sandığa değil çöpe atmak istiyorsanız buyurun ama bencillik etmeyip, makarnaya, pirince, boş vaade, kasete, skandala, küfre, çılgın işlere kanmayıp adam gibi oy kullanacaksanız da şimdiden hayırlı olsun.
Sonra mı?
12 Haziran’da kötülere “Seçtir Git!” demek dileği ile…
Ha bir de Kandiliniz kutlu olsun...
Saygılar efendim…   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder