17 Haziran 2011 Cuma

Katarsis 'im Geldi Hanım!

“Kalk hanım kalk gidiyoruz!”
“Ay noluyor Dilaver? Nereye gidiyoruz?”
“ Kalk hanım bunalımım Katarsisim* geldi!”
“Tövbe Tövbe!”



         Böyle bir diyalog olsa ya bu kadar normal. Benim de katarsisim gelince kalk gidiyoruz desem en yakınıma. Gündem içimizi baydırdı zaten Tilkilerimle lazım bir arınma, vallahi.
       Angelina Jolie geliyormuş Hatay’da mülteci hatta sığıntı gibi çadırda yaşayan gariban Suriyelilerin yanına. Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Elçisi ya kendisi, dert dinleyecek, onlarla ağlayacak, sırt sıvazlayacakmış. Görüntü güzel. Angelina Jolie gibi bir Hollywood yıldızı Suriyeli zayıflıktan çökmüş çocuğu bağrına basıp gözyaşlarını tutamıyor. Oh My God! So pathetic and dramatic! Vah vah…
         BM’nin acayip faydaları varmış gibi garibim “İyi Niyet Elçisini” Hataylara yolluyor. Altyapı düzelecek mi, yemek, yatacak yer, hava koşulları, hastalıklar, ölümler kısaca çaresizlik bitecek mi? İstenmedikten sonra Tanrı tebdili kıyafet giyse, yeryüzüne inse yine hiçbir şey düzelmez.
        Türkiye kapılarını açarken dengeli ve iyi bir hesap yapmalıydı. Ki yapmış da (Bkz. İki kişiden biri!) gayet güzel! Dahası yardım etmeyi, korumayı reklamlaştırmaya çaktırmadan çalışmak en kötüsü. Hiç olmasın bu yardım daha iyi!
        Bu uzun bir mevzuu. Yapılması gerekenler ve alınması gereken bir sürü tedbir var ve bir iç savaşın ortasında kalmak istemiyorsak halkı da Suriye Devlet Başkanı “Dr. Beşşer El-Essed” i de kontrol etmek gerekiyor. İşimiz zor.
       Gelelim ülkeme. Dün (16.06.2011 Perşembe) Ankara’ya bir yağmur yağdı o da yetmedi dolu yağdı o da yetmedi Ankara’ya deniz geldi! Başkanların en ideali(!) Melih Gökçek de “Metrekare başına 50 kg yağmur yağdı, biz ne yapalım, doğaya karşı gelinmez” tarzında açıklamalar yaptı. Kendisini mantığından ve süper pişkinliğinden ötürü kutluyorum. Zaten ÖSYM Başkanı Ali Demir bir, Melih Gökçek iki! İstifa mı? O da ne?
      Ankara’ya deniz gelmiş, hizmet muhteşem, çoluk çocuk sıcaklar paralarken kendilerini ve güneye de inemiyorken mis gibi denizi bulmuşlar nankörlük etmesinler, şıpır şıpır yüzsünler. İşte hizmet işte halk sevgisi. Keşke Ankara’da yaşasaydım diyeceğim ama bizde de kendisinin üst modeli olan Sayın Kadir Topbaş var aslında hiç gıpta etmemeliyim!

“Dilaver, haydi kalk yatağı açtım”
"Dilaver?"

Hepimiz biraz Dilaveriz!
Saygılar efendim…

*Katarsis: Arınma (Fr. catharsis, İng. catharsis, Yunanca:Κάθαρσις|Κάθαρσις) olarak da bilinen katarsis,  Aristoteles' 'in Poetica adlı yapıtından alınmış bir sözcük olup; ilgili yapıtta trajedinin seyirci üzerindeki etkisini anlatır. Kendimizi kahramanın yerine koyar, o anlığına da olsa o acıyı yaşarız kahramanla beraber. Bu bizde kahramanın yaptığı hatayı yapmama hissi uyandırır.

Daha fazla bilgi için: Katharsis

6 yorum:

  1. Hepimiz Dilaveriz çok iyi:D

    YanıtlaSil
  2. Dün evimin yanında ki alt geçitten çıkarılan araçların halini bütün Tr ye gördü!

    Ne hizmet, ne hizmet;kimmiş o hizmetleri getiren?
    kimmiş ki gelen?
    tanımıyorum boy göstermek için gelenleri, salak salak konuşanları!

    YanıtlaSil
  3. @Sıradan Bir Balık: Görmez miyiz! Gıpta ile izledik! Ben de tanımıyorum salak salak konuşanları de hizmet deyip hiç bir şey getirmeyenleri... Yorumunuz için teşekkürler..

    YanıtlaSil
  4. Ahah Dİlaver'e çok güldm =)
    www.lovesfromfashion.blogspot.com

    YanıtlaSil
  5. @Loves From Fashion: Teşekkürler yorumunuz için...

    YanıtlaSil
  6. Puuhhhaaaaahhaaa Dilaver rulez asik oldum kendisine

    YanıtlaSil