10 Haziran 2011 Cuma

Gıcığım Var - I -

Yorgunluktan mı Güneş patladı diye mi anlamadım bir yayılma ve rehavet havasındayım Tilkilerimle beraber. Yoruldum nereye kadar giderim bilmiyorum fazla ama bu yazı doğaçlama sınırlarımın günlük zorlanmasından doğdu biliyorum…

Bu aralar En Sinir Olduğum Şeyler akımım başladı. Herkese, her şeye kızar oldum. Arada şalterlerim yanınca dört satırda koca bir hayatı da anlattığım oluyor ama bugünlük kızacağım.
Gıcığım var, siyasetin ortaokul seviyesinde olup siyasilerin proje icraat yerine birbirlerine laf atmalarına,
Gıcığım var, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Twitter dahil her yerde olmasına,
Gıcığım var, isyan etmek için eylem kafasına geçip barikat kuranlara, otobüs yakanlara, molotof atanlara, bir görüşe aşırı bağımlı olanlara, yanmış kafalara,
Gıcığım var, en kıyak arabalara binen, rant ile devran sultanı olanlara,
Gıcığım var, hayatımız hayalken ve zaten bir mucize iken ütopya yapanlara,
Gıcığım var, inancı, cinsiyeti, olmayan ırkı ve acıları sömürene,
Gıcığım var, nabza göre şerbet verene,
Gıcığım var, on bir ay insanlıktan, terbiyeden, adamlıktan yoksun gezip bir ay imana gelene,
Gıcığım var, kırk gözden ağlayıp, mağdur edebiyatı yapıp lüksten kaçmayanlara (Bkz. Gayet orta halli olup, bin yıllık çekyatlarının içinde Borcam saklanan, düzenli olarak patates haşlanan ev ahalisinin son model LED/LCD/HD televizyonu olması durumu.)
Gıcığım var, “Çıkıyoruz” cümlesine,
Gıcığım var, upuzun oy pusulasına,
Gıcığım var, adaşım olan bir kişi ile aynı ortamı paylaşmaya, (Bu biraz kişisel oldu ama ne zaman adım söylense üzerime alınıyorum!)  
Gıcığım var, dışı Türk içi yemyeşil olanlara,
Gıcığım var, at gözlüğü taktığı halde aydın geçinene,
Gıcığım var, arkadaş satışına (Bu yan masadan geldi.)
Gıcığım var, mağdur eden “şifrelere” (Please try again later hatta never!)
Gıcığım var, belirsiz olan bekleten her şeye,
Gıcığım var, sigara dumanına, kokusuna, içene, içip surata üfleyene hatta utanmadan çocukların yanında içene,
Gıcığım var, fütursuzca atana, atıp tutamayana, çamur at izi kalsın diyene,
Gıcığım var, gece gece çalan telefona, zile, acıklı siren sesiyle geçen polis arabasına, ambulansa, itfaiyeye,
Gıcığım var, çarçabuk tükenen ve ne yazık ki dillere geçici hasar bırakıp pelesenk olan bomboş şarkılara,
Gıcığım var, öğle tatilinde gidilecek yer bulamamaya ve sıradana bağlamaya,
Gıcığım var, eski sevgili ile yenisini kıyaslamaya (lanet olsun bana da bu konuda!)
Gıcığım var, bürokrasiye,
Gıcığım var, toplu taşıma araçlarında onca kalabalığa rağmen cam/klima vb. açtırmayan vicdan gibi tepeye dikilen teyzelere (Bir de çocuk üşüyor, hava çarptı gibi tuhaf sebepler göstermeleri üzerine gökten zembille inen bir hakla camınıza tecavüz etmelerine, üzerine vır vır trip atıp sağdan soldan destek arayışına girmelerine, kendisini karbondioksitle yaşıyor sanmasına ve bu yüzden gözümde bir ottan daha değerli olmadığını bilmemesine inanın gıcıkların en büyüğünden oluyorum!)
Devamı mı?
Sonra…
Fotoğraftakini sevelim rahatlarız belki...
Saygılar efendim...

3 yorum:

  1. Gıcığım var, sigara dumanına, kokusuna, içene, içip surata üfleyene hatta utanmadan çocukların yanında içene.. :) (Çok gıcığım var!)

    YanıtlaSil
  2. @Ece : Teşekkürler yorumunuz için Ece Hanım..

    YanıtlaSil
  3. Kesinlikle! Aynen öyle!!

    YanıtlaSil