23 Mayıs 2011 Pazartesi

Suni Gündem Geyikleri

Kafamda bir yanma, gözlerimde bir kapanma hali, Tilkilerimde ise suskunluk var. Yoruldum, yorgunum bu aralar.
Kalabalık, habire değişen şeyler, bahar yorgunluğu ve hava değişimiyle beynimiz alttan alttan uyuşturuluyor. Afyon çeşitliliği ile “gündem keşliği” yaşıyoruz.

Seçimlerle birlikte seçmenin değerinin anlaşılması (!) klasiktir. Birey değil de “Bir -rey” oluveririz birden. Mazot 1 TL olur, ÖYS/ÖSS/LYS/LGS/KPSS/KPDS/ALES gibi sonu genelde hüsran olan her sınav mutlaka kaldırılır; işsizin işi olur, aşsızın aşı, kalpsize bir kalp, etnik ayrımcıya bakış açısı, dinciye daha çok camii, laike bolca kültür şoku itinayla verilir; asgari ücret vaatle 1000 TL olur, milli gelir kişiselleşir doların kuru euronun çöpü dinlenilmez 10.000’den ihale açılır; bam telinden utanılmasa Cennet bile vaat edilir; düzgün tartışmalar değil ortaokul kavgası ağzıyla atışmalar yapılır. Saçımı çekti, kalemimi düşürdü, kalbimi kırdı. Ortaya skandallar dökülür, kavgaların seviyesi yerle yeksan olur; kasetler, belgeler, türlü yolsuzluklar hortlar, reklam için her şey mubah olur.  Kiminle yapıldığı (ki benimle hiç yapılmadı) belli olmayan anketler türer. Her biri birbiri ile çelişir. Soru sorulan kitlede bir hata vardır ama mühim olan pembe panjurlu, kafa yıkayan ütopik hayallerdir.
Futbol da bıkılmadan usanılmadan izlenen en yaygın afyondur ki televizyon zaten başlı başına altın vuruştur. Bir takımın şampiyon olması, ardından havai fişekler, dat dat dit dit korna sesleri eşliğinde “Lay lay lay lay laaa ooo bilmem kim!” diye yapılan tuhaf tezahüratlar kafa açar, yorar insanı. Dün (22.05.2011 Pazar günü) Fenerbahçe’nin 18. kez şampiyon olması kalan her şeyi sildi yine. Bağdat Caddesinde sabaha kadar araba sallayıp meşale yakmak suretiyle trafik kilitlemesi yaşandı. Altın vuruş kafası fanatizmle birleşince tadından yenmedi.
Şu da var, ben de takım tutuyorum, maç izliyorum, ofsayt ne demek, nasıl olur –çoğunlukla- biliyorum, gol atılınca seviniyorum, birçok futbolcuyu tanıyorum görünce, bazı –güya- Türk takımlarının Küçük Brezilya, Çakma Portekiz, Yabancı Bağımlısı olduğunu da gayet iyi biliyorum. Ve futbolun afyon değil sosyalleşme aracı olarak kullanılması gerektiğini biliyorum. Fenerbahçe şampiyon olmuş, tebrikler de abartmanın anlamı için yazık diyebilirim. Dahası geçenlerde Bursaspor ile Beşiktaş arasında süregelen 10 yıllık gerginlik ile insanlar birbirlerine girdi, taşlar, sopalar, şişeler havada uçarken polis copu ve biber gazı da olayları körükledi. Sonrası, Bursaspor taraftarı Bursa’ya Beşiktaş taraftarını sokmadı. Olaylar çıktı, onlarca yaralının yanında ölenler oldu. Sanki Yunanları Ege’den denize döküyorlar. Kör cahillik ve fanatizm birleşince tadı acı olur, kanmayın.
Diziler, Lostumsu Ada Mücadeleleri, evlilik, şimdilerin modası bugün nasıl daha rüküş olurum tarzındaki ve aşağılama temelli nimete laf eden programlar patlama yapıyor. Dedim ya televizyon başlı başına altın vuruştur. Bilinçsiz ellerde ve kötülerin emrinde kitle imha silahına dönüşür ve insanoğlu istediği kadar zorlasın bir noktadan sonra şuursuzlaşma başlar. Elektrikler kesilince boşluğa düşer, dizilerden ve bu tarz dandik programlardan itinayla diline kaynattığı replikler ile hayatını idame ettiği için konuşamaz, bastırılmış ve “tövbe tövbe” tadındaki görüntüleri kerelerce izler, o işin uzmanı olur. Beyin algısı, beyaz cam izlenirken ağız karışlığının oranıyla doğru orantılı olarak yavaşlar hatta durma noktasına gelir ki dizi ile gerçeği ayırt edemez olur kişi. Bunun en son örneği karakterin birini sevmeyen bir grup izleyicinin o “karakteri” Çalışma Bakanlığına şikayet etmeleriydi. Sebep de karakterin Türkiye’de kaçak çalışmasıydı. “Allah belanı versin, o kıza bu yapılır mı” ’dan ve bir dönem çılgın gibi izlenen polisiye duygusal bir dizideki kötü adamı normal hayatı içinde markette gören bir grup kendini bilmezin iyi karakterin kendisinin annesini ziyaret edeceğini söyleyerek darp etmelerinden ötesine geçilmiştir. İyice gerçeklik algısını yitirmek hayatın çileleriyle birleşince kişiliksizleşme başlar, uyanın.
Özetle,  Tanrı sizi korusun!
Saygılar efendim…

3 yorum:

  1. Cok guzel bir yazi olmus tebrik ederim :)

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel bir yazi olmus, tebrik ederim :)

    YanıtlaSil