8 Mayıs 2011 Pazar

Maceranın Beşinci Hali: Hızlı ve Öfkeli 5 Rio Soygunu

İnternetin yasaklanacağı, Usame Bin Ladin’in onca sene beklendikten sonra (!) öldürülmesinin konuşulduğu, siyasetin kaynadığı, “püskevit”lerin havada uçtuğu, magazinin alıp başını yürüdüğü şu günlerde hazır bahar da gelmişken hafta sonumu değerlendirmek istedim ve kendimi Tilkilerimle beraber Taksim İstiklal’deki AFM sinemasında buldum.



Malum bir sürü film geliyor geçiyor vizyona. Ben de “süresi doldu, dizi gibi oldu, sıkıldık” diyenlere inat beşincisi çekilen Fast Five’a (Hızlı ve Öfkeli 5: Rio Soygunu) gittim.

Normalde çok hoşlanmadığım bir türdür Steven Segal tarzı aksiyon filmleri. Gereksiz gelir hatta çoğu zaman. Ama bu filmde neredeyse ne ararsanız vardı.

Justin Lin’in yönettiği ve başrollerini serinin ilk filmi olan The Fast And The Furious ve (Hızlı ve Öfkeli) ayrıca The Chronicles of Riddick (Riddick Günlükleri) ile Saving Private Ryan (Er Ryan’ı Kurtarmak) filmlerinden tanıdığımız Vin Diesel, yine serinin ilk iki filminde başrol olan Paul Walker, Faculty (Fakülte) filminde başrol olan ve genelde dizilerden bildiğimiz Jordana Brewster ve The Scorpion King (Akrep Kral), The Other Guys (Yedek Polisler) ve Be Cool’dan (Sakin Ol) tanıdığımız Dwayne Johnson paylaşıyor.

Film, Dominic Toretto (Vin Diesel) işlediği suçlardan ötürü ömür boyu hapse mahkum edilir ve eski FBI ajanı olan Brian O’Conner (Paul Walker) ile ekibi hapishaneye götürülüşü esnasında Dominic’i kaçırmasıyla başlıyor.

Rio de Janeiro’ya kaçan ekip her şeyi bitirip özgür bir hayata başlamadan önce son bir iş daha yapmak zorundadır. Bu iş onları çok tehlikeli bir dünyaya sürükleyecektir.

Bu filmde 4 filmde olduğu gibi yarış sahneleri neredeyse hiç yok. Kovalamacalar ve kaçış sahneleri tatmin etse de insanın gözü bir iki yarış arıyor. Hız tutkunlarının, seriyi bilenlerin ve macera severlerin seveceği film 130 dakika boyunca aksiyon vaad ediyor. Yan karakterler filmi komik ve eğlenceli de yapıyor. “Bu adam aslında şöyleymiş” gibi sizi şaşırtan ve arada çok kolay tahmin edebileceğiniz olaylar da var. Ayrıca film şaşırtıcı şekilde imdb’de 7.8 puan almış. Bendense 10 üzerinden 6 aldı.

Ufak bir tüyo vereyim; filmin yazıları bitince salonu hemen terk etmeyin, çünkü yine sizi şaşırtacak bir şeyle karşılaşacaksınız, benden söylemesi.    

Saygılar efendim…

Not: AFM Beyoğlu Fitaş’ın 6. Salonu’ndaydı film. Ve koltuklar çok rahatsızdı, perde ufaktı ayrıca sanki evinde keyif yapıyormuş gibi sinemaya gelenlerin yaptığı gürültüler beni benden etti! Filme gidecekseniz daha büyük ve güzel bir sinemada gidin.


2 yorum: