20 Mayıs 2011 Cuma

Gündem Muhabbeti

“Abi be dün ne sallandık öyle!”
“Sorma ya dar attık kendimizi dışarı”
“Merkez üssü Kütahya dediler ya sen biliyor musun?”
“Öyleymiş de hissetmeyen il kalmadı be oğlum!”
“Allah büyük abi tedbir almak lazım”
“Doğrusun”
Herkes 15 dakikalığına yumurta kapı duyarlılığında deprem uzmanı olur azıcık sallanınca. Hatta depremi çok hissedenler ekstra kafirdir, az hissedenler Allah’ın sevdiği kuludur, gözünün bebeğidir; ne kadar korku ve meşhur kalp ritmi olan 3.5 o kadar Cehennem hak edişi demektir. Ruhumuza Fatiha okumaya acaba kaç kişi gelir?

Dün (19.05.2011 Perşembe) merkez üssü Kütahya olup ve 5.9 şiddetinde sallayan ve çok yıkmadan bizi teğet geçen ama neredeyse batıda ne kadar il varsa hepsini etkileyen ve saat 23.00 civarında 20 saniye kadar süren bir deprem meydana geldi. Malum çoğunluk korktu, panikle geceyi sokakta geçirdi, uykusu kaçtı vs. Daha da klasikleşmiş şeyler de yaptı tabii Türk milleti; camdan, balkondan atladı, 2 kişi kalp krizi geçirdi, çocuklar ağladı, kadınlar, kızlar çığlık attı, kendini çok uyanık sananlar asansörle evlerini terk etti. Hatırlattı yani kendini Kuzey’in Fay Hattı.
Sağlam kazık-eşek-Allah’a havale üçgeninde gidip gelen kafalar sadece sonuncuya odaklanır gerisini yapmadan. Nasılsa şans eseri (!) ölmemişse, yıkılmamışsa evi ve 3.5 atarken oynak ritimlerle kalbi bol bol dua etmişse ki bu ilk iki şıkkı zaten karşılar sonuncu şık her zaman en geçerlidir.  Hamili kart yakınımdır koruyun!
Ve birden her şey durulunca hepimiz 15 dakikalığına Deprem Uzmanı olduk! Şiddetinden tutun da merkez üssüne kadar tutturduk hatta abarttık 5.9 değil en az 7.1 filandır diyerek de konu hakkındaki uzmanlığımızı ispat ettik.
Dünya’da başka ülke yoktur ki dakikalar içinde gündemi değişince bunu yadırgamasın. Ve konu ne olursa olsun Türk milleti mutlaka uzmandır o olay hakkında! Bu deprem, siyaset, eylem, yasak, sınav, kopya, yolsuzluk, futbol, biber gazı, internet, magazin vs. olur hiç önemli değil. Fikir telakisi yapılacaksa gerisi teferruattır!
Daha dün Japonya’daki felaketi konuşan biz bugün sehven kopya skandalını, püskeviti, IMF başkanının nefsine hakim olamayışını (nedense bizimkilerin tüm pişkinliği ile böyle olaylar karşısında istifa etmediğini kimse dillendirmiyor tabii!), 12 Haziran ve sonrasını, 22 Ağustos’u (ki geri adım atmış BTK çok şaşırdım!) konuşuyoruz. Ve eminim 3 gün sonra bunları da unutur kanıksarız, hayat akar gider. Dün başımıza gelen felaketi, iyiyi, kötüyü, içimizin temizliğinden tabii unutup gidiyoruz.   
Özetin özeti bu da gelir bu da geçer aldırma kafası ile bir arpa boyu yol gidene kazık ve eşek hediye hem de bol titreşimli!
Saygılar efendim…


 Not: Turhan Selçuk ustanın karikatürüne dönmek istemeyen kendine gelsin, bir an evvel!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder