29 Nisan 2011 Cuma

Umuda Mektup I

Tilkilerim dedi ki “Bir zamanlar mektup vardı, samimi idi, yürekten gelirdi harfleri. Sen de yazsan madem bu kadar samimi isen”. Zeus’un şimşeği elime gelmişti atıyordum ki “Umuda bir mektup yazmak sadece sana yakışır” dediler, sustum.
 
Gözleri görüyordu sadece onu. Sevmek kısık sesli bir eylemdi ta kalbinde unuttuğu bir yerlerde çırpınan. Varlığı varlığında değildi daha. Sözleri atmosferde çarpışmamıştı. Nefesleri yan yana yankılanmamıştı. Yanındaydı. Vardı. Gerçekti. Ama uzaktılar işte. Ve cesaret kapısını çaldığında sessiz bir haykırmanın en sonundaydı, kelimeler zorlanmadı dökülürken kaleminden kağıdına… 

Düşmek

"....Fall in fal...”
Yazası gelmiş karışık karmaşık bünyevi dünyevi ve münzevi bir ait bir değil "soul mates never die" derken bile dişi dişi gözleri parlakvari ışıkvari bir benden senden bizden herkesten dışarıda soyut...
oyuncağını kaybetmiş gibi, her şeye kızmış gibi, küfür etmenin en vurgulu zamanı gibi loş bir odanın yazası gelmişliğinde biri....
Biraz yalancı, plastik zararında doğada erimeyen kola kutusu yüz bin yıllar...
Ellerin altından kayıp giden zamanın damlatan, cıvatası gevşek musluğu...
Faranjitten boğazı yanmış susuz çöl akılsızı sersefil, bitap harap bir alameti farika....
Göz görür gönül sever hep benden bir şeyler gider bu karanlık akşamımın yansız en anlaşılmaz hali bir şeyler çürümüş gibi..